Pazar, Haziran 09, 2024

Salı, Mart 03, 2015

jd

bağlanmaktan korktuğum doğrudur.

bağlanmak, dahası kapılmak çok zor bi' durum. insanlar anlayamaz. çünkü benim kadar derin yaşamıyor kimse. rutine binen her ne ise bırakması imkansıza yakın. bırakmak zorunda kalınca ölüyor insan.

derin yaşayınca bir o kadar da derin oluyor hayal kırıklığı. hayallerim hayal değil benim. onları yaşıyorum. "an"ın düşüncelerini geçmiş zamana tıkıyorum. her birini, her detayını... hepsini sıkıştırıp yaşıyorum. hayallerim hayal olarak kalmıyor, hepsini yaşıyorum. ve bu yaşananlar henüz yaşanmadan yok olduğunda asıl yıkım başlıyor. inşa etmesi, oluşturması çok kolay. zor olan yıkılması ve enkazın altında nefes almaya çalışmak.

evet bağlanmaktan korkuyorum, çünkü bırakması zor oluyor. ama neden bu kadar korktuğum bir şeyi yapmaya bu kadar can atıyorum?

artık acıdan zevk almıyorum, bundan eminim. bunu isteyerek yapıyor olamam. tek istediğim bir insan. sayıyla 1 insan. yanında huzurlu olabileceğim 1i. asla sıkılmayacağım 1i. beni ben anlatmadan anlayabilecek 1i. zorluklara katlanabiliyorum, bilirim. ama 1i olmadan nefes almaya bile üşeniyorum.

birine bağlı kalmaktan ödüm kopuyor. ne zaman 1ine sahip olsam kendimi özgürlüğünü yitirmiş hissediyorum. ve sıkılıyorum 10dan.

sanırım nefes alamayacağım.

Cuma, Aralık 26, 2014

Dün gece bir rüya gördüm

Bazı rüyalardan hiç uyanmak istemiyorum.
Rüyanın rüya olduğunu anlayamadığım zamanlarda, uyandığımda rüyama devam etmek istiyorum.
Ama bu mümkün değil.
En azından bu teknolojiye sahip değilim. Ya da yeteneğe...

Ara ara nöbetler geçiriyorum.
Hatırlama nöbetleri. Özlem, hasret nöbetleri.
Çıkması oldukça zor olanlardan...

Ergen zamanlarıma geri mi dönüyorum tam kestiremiyorum.
Fakat yüzde yüz emin olduğum bir şey var ki;
Yazmak bana iyi geliyor.
Bir ara kendi blog sitemi oluşturmalıyım.

Dün gece seni rüyamda gördüm.
Ya da geçtiğimiz sabah demeliyim.
Rüyamda bile sana sahip değilim. Senin değilim.
Ama seninle olabilme ihtimali bile uyanmamak için yeterli bir neden.
Uyandığımda
Uyandığımda her şey paramparça olmuş
Yatağımda öylece tavana bakıyorum.
Elimden gelen hiçbir şey yok.

Uzunlukta saçımla yarışan sakalım bile dalga geçiyor benimle.
Evlen baskısından hiç bahsetmeyeceğim.
Bir çok hayalim var.
Dünyayı değiştirmek gibi.
Hayal.
Keşke hepsi gerçek olamasa da
Sen gerçek olabilsen...

Pazartesi, Ağustos 19, 2013

olan oldu

kollarımın arasındayken nasıl kaybettim seni be şenay...
öylece duruyordun.
asla bırakmayacağıma söz vermiştim
nasıl oldu bu?..
beni asla terk etmeyecek gibiydin
sanki yıllarca böyle olacak gibiydik
nasıl oldu ki bu...

vodkanın acılığından değişen suratını bile hatırlıyorum
her detayıyla birlikte
beyaz şov'u izlerken beni birden yatak odasına atışını
nasıl olduğunu bir türlü hatırlamayışımı
hasta olmama rağmen en ufak acı hissetmeyişimi
yanıp kavrulduğum halde bundan şikayetçi olmayışını
o kadar çok şey hatırlıyorum ki artık

olan oldu mu demeliyim artık
evet, olan oldu
ama bir türlü kabullenemiyorum
kabullenemiyorum sensizliği.