Cumartesi, Temmuz 31, 2010

babannenin ölümü üzerine muhabbet

babamın atölyesinde çalışıyoruz. ben, babam ve babamın 30larında yeğeni ablam. laf döndü dolandı babannemin ölümüne geldi. ne çok severler ölüm muhabbetini. en gereksiz ayrıntılara kadar dinledim, sesimi çıkarmadan.

babam, annesinin son saatlerine geçti. suratını da taklit ederek "ı-ıh yok, olmaz" demeye çalıştığını söyledi. ablam karşılık olarak: "hee evet, şeytan su veriyomuş, imanından etmeye çalışıyomuş" gibi bir cümle kurdu. babam atladı peşine: "şeytan değil o, azrail" sonunda dayanamayıp patladım: "yahu kadın halüsinasyon görmüş, belden aşağısı felçli, yukarısı pek işe yaramıyor, zaten son saatleri ölmek üzere, ne şeytanı ne azraili.?!" çok biliyosunuz amına koyim.

ablam altta kalır mı: "olur mu oğlum, öyle öyle. kitapta bile yazıyo." kitabın baştan aşağı yalandan ibaret olmasını geçip kitabı okuyup okumadığını sordum. yanıt her zamanki gibi emin bir "evet" idi. Türkçesini? eminmiş gibi cılız bir evet. hangi ayet? o kadarını bilmiyorum. bilemezsin tabi. okumadın çünkü. okumadın ve ordan burdan duydun. ya da çocukken anlattılar masal niyetine.

bu sert çıkışmamın akabinde bilindik son:
-oğlum inanmıyosan da inanmıyom deme.
-inanmıyom!
-..
-..
-ölünce inanırsın (babamla ağız birliği)

hep ölünce zaten. ölürken, ölünce, öldükten sonra. hiç normal (gerçek) hayatta değil. sokakta karşınıza çıkamaz allah. adaletini bile acayip bir şekilde gösterir. sopası bile yoktur, nasıl karşınıza çıksın. gel babacım.. sokakta olur, arabada olur, gemide olur. neyse, şizo müslümallara benzedim.

Pazartesi, Temmuz 26, 2010

türk telekom, tayyip, ttnet üçgeni

hangi birine küfretsem bilemedim. bu kurumlardan herhangi birinde çalışan varsa kusura bakmasın, üstüne de alınmasın. sadece tayyip yandaşları fena halde alınabilirler.

aldığı paranın 10da1ini bile hizmet olarak karşılık veremeyen bu 3 kurum an itibariyle (mazisi de var elbet) ebemizi sikmiş durumdalar. hadi ben eğlencemden falan alıkoyuldum, ya işini internet aracılığıyla yapanlar? çoğu serverda pingler uçmuş durumda, facebook'tan vidyo izlenemiyor, yabancı kaynaklı adreslerde yavaşlık var.

sorarım: bu yavaşlığın, sorunun sebebi nedir? bakım? arıza? yoksa bilerek yapılan "alın amına koyim yürüyüşünüze sokarım sizin" sansürü mü? olay şu:

tayyip telekoma emir verir. ttelekom ttnet e verir. ttnet de tayyibe verir. sonra hepsi birleşir bize girer. bazen de türk telekom "ya tayyipciğim, balım, bebeğim; bu şerefsiz kullanıcılar downloada abanıyolar da abanıyolar. şunların youtubunu falan bi kapattır da rahatliyim. yoksa çökücek koskoca ağım. bok gibi para alıyorum ama biliyosun karı kız baya harcıyorum, torunlarıma da gelecek sağlamam lazım, o yüzden altyapıya para kalmıyo. hadi işimi hallediver, getir bi yasak ikimiz de kurtulalım. ben de ben emir kuluyum derim sıyrılırım" der tayyip'e. son zamanlarda da işin içine diyanet burnunu soktu. neyse, bir ara ona da değineceğim.

bu bıktırma yavaşlıklıkları zaman zaman akseder. sıkı sıkı takipteyim. bir ara her perşembe yapılırdı bu. dünyanın hiçbir yerinde aynı gün oluşan arıza meydana gelmez internet ağında. bakım olduğunu ise hiç sanmıyorum. senelerdir bakıyorular, senelerdir. tık var mı? yok.

Cumartesi, Temmuz 24, 2010

klasik türk kırosu

anadolu'nun bağrından kopmuş, güzide insanlar. bu insanların gelişim süreçleri ilginçtir. fakat ne olursa olsun horgörmemek lazım, zira atalarından ne görüyorlarsa onu yapıyorlar. tek ayıplanır yanları beyinlerini kullanıma kapatmış olmalarıdır. anlatımda ağır genelleme yapılmıştır:

bu insanlar hormonların verdiği zorunlulukla 20 yaşlarında evlenir. evlendikleri hatun kişi ise muhtemelen ilk yakınlaştığı karşı-cinstir. hayat arkadaşını tanımamıştır. beğendirilmiştir. kısaca görücü usulü evlenmiştir.

çok sağlam ağır abidir. maçodur. göğüsleri kıllı, elleri tesbihli, pala bıyıklı goril tipli insandır. taş fırın erkeğidir. kadınını kıskanır, evden çıkarmaz. çıkarsa da -tek başına gezmesine izin vermeyi geçiyorum- arkadaşlarıyla asla çıkarmaz, kendi çıkarır. yaptıkları da iki dükkan gezmektir. gece hiç bir şekilde dışarıya izin yoktur.

çok cooldur. bağıra bağıra gülmez. her espriye tepki vermez, çok komik olsa bile ancak tebessüm eder. küçüklerini "saygı" ayağına hep ezer. büyüklerinin yanında ise eziktir. çapkınlık, kumar, içki onun elinin kiridir. herşeyi "gizli" yapmaya hakkı vardır. çok ağır abidir.

pavyona gider, masasına kadın çağırır. sonra vur patlasın çal oynasın. o -nerdeyse heykel gibi hareketsiz, bukalemun gibi ağır abi birden değişiverir. kahkahalar, masasındaki hayat kadınına yavşamalar, binbir çeşit çocukluklar, şebeklikler, dans etmeler... taş fırın erkeği -alkolün de etkisiyle- fahişenin koynunda kıvırta kıvıırta göbek atan tiplere dönüşür.

arkadaşım! bunları kendi karınla yapsana. niye bu götlük? yaptığın düpedüz zina. hani haramdı, günahtı? kendi karın evde dururken başkası niye? çünkü onlar hayat kadını. kendi karısı yaparsa orospu olur. ayıp. başkası yapınca ayıp olmuyor mu? yok olmuyor.

klasik türk kırosu'nun böyle yaman çelişkileri vardır. namussuz namuslu.

tanrıdan bir an önce bu evrim artıklarını yok etmesini diler, sözümü bitiririm.

Perşembe, Temmuz 22, 2010

blog açılış amacı ve başlangıç: önsöz

öhm sevgiler,

efendim, bu yazımda bu web sitesinin daha doğru blogun açılış ve yayın amacını açıklayacağım. sıkı durun: ben sadece ve sadece dış bağlantıları olan türk masonlara hizmet ediyorum. evet, yapıyorum bunu.

şimdi, salak okurları elediğimi varsayarak konuya geliyorum. bilen bilir, bilmeyen için ise kısaca geçeyim: ben şahsen ve bizzat sanal alemde (evet, sansürsüz fikir özgürlüğü sınırsız olan ortamda) sürekli kısıtlananım. sosyal paylaşım ağları, forumlar, oyun portalları, akklıma gelmeyen çeşit formatta sanallar ve son olarak sözlükler. internet ne kadar da özgür bir alan olsa dahi mutlaka bir şekilde kısıtlanıyorsun. en iyisi denetimsiz bir alan -diyeceğim ama bu bölge bile özerk amına koyim.

kısaca bu sayfanın açılış amacına  değindik, tekrar özet geçelim: fikirlerimi sansüre uğramadan yazmaktır.

okunur okunmaz, o benim problemim değil, beni de germez. senelerdir geçici/kalıcı az/çok okuyucum vardı, şimdi de olacağını düşünüyorum.

gelelim bu blogun içeriğine... önceki iki yazıdan da anlaşılacağı üzere olay hep din üzerine geçecektir. evet, ben bir sapkınım ve dinlere peygamberlere ve tanrılara küfrediyorum. ne yapayım, huyum bu. ironi bir yana bu blogun içeriği ve içerdiği cümleler toplumdaki/dünyadaki haksızlık ve saçmalıklara dair anarşist hedelerdir. ama belli de olmaz, bir gün canım sıkılır serdar ortaç klibi yayınlayabilirim.

öhm saygılar.

edik: "hani lan itü'de o giriyi yazacaktın, hiç de silinmeyecekti diyodun noldu götüm?" diyenler varsa: sanırım çaylaklığı süreli veya sınırsız yaptı sayın mod. tekrar yazar olacağımı sanmıyorum. arkadaşlarıma yayınlatabilirdim, sevmedim. 10 tane hesap alıp yazabilirdim, üşendim. yani kısaca, çok da sikimde.

edik: zaman

itü sözlükten silinen giriler

başlık: imana gelip her gün cuma namazı kılan alkolik:
giri: kendini kandırma, bi çeşit avuntu ve götü garantiye alma dürtüsüne sahip alkolik.
sebep: sözlük formatına aykırı

başlık: fethullah gülen
giri: (bkz: puşt gibin ibne gibin bişey)
sebep: hukuken sakıncalı olabilir

başlık: pkk ile savaşırken ölen askerlerin şehit sayılması
giri: sözlükteki ağır troll leri zıplatacak başlıktır.

şehitlik kavramı milleti gaza getirmek için uydurulan şahane bir fikirdir. kimse boşuna konuşmasın. ancak ve ancak vatanı ve sevdiklerini koruma uğruna şehit olunabilir, o da dini anlamda değil cennete vize olarak değil insani anlamdadır. bu dünyada hiç kimse askerde işini veya sözde görevini yaparken öldüğünde başka bir aleme direkt gitmez. başka bir aleme hiç gitmez. çünkü başka alem yoktur.

ne var ki, ulusların devamlarını getirmeleri için şehitlik kavramı şarttır. ama ne yazık ki cahil uluslar ve/veya saldırgan komşulara sahip olanları içindir.
sebep: sözlük formatına aykırı

başlık: 12 temmuz 2010 denizabeth dontknow savaşı
giri: denizabeth ile dontknow takma adlı yazarların arasındaki ufak tartışmadan yaradılan* suni bir savaştır.

sözlüğün kalitesinin sikildiğinden yakınan sevgili sözlük yazarları,
bu başlık/olay'da da görüldüğü gibi hepimizin içinde "ortalığın amına koydunuz bir durun lan" sitemi var. tepki göstermeyi kimse bilmiyor. başlığa girilen girilerin yarısından çoğu şu şekilde başlıyor: "ikisini de tanımam etmem ama" ya da buna benzer bitiyor. bilmediği konuda saatlerce konuşan insanı gördük bu savaş dahilinde. arada komediler, mizah, espri ve ironiler olmadı değil. onlar da yanımıza kar kalsın. lakin bu dangalak olayı ciddiye alıp sözde tepkinizi göstermeniz bu dangalak olayı ciddi bir boyuta taşımaktan başka bir işe yaramadı.

şimdi sanal ortamda yaptığım deney/gözlem işlemimi bitirip diyorum ki: kavga bitti dağılın
sebep: sözlük formatına aykırı

başlık: sigara paketleri üzerindeki resimler
giri: tayyeap'in götüne giresice fotoğraflardır.
sebep: hukuken sakıncalı olabilir

başlık: habibim sen olmasan alemleri yaratmazdım
giri: önce okuyalım: http://www.paylastr.org/kissalar-menkibeler-islami-siirler/101123-allahin-and-8222habibim-sen-olmasan-alemleri-yaratmazdim-and-8220-dedigi-hz-muhammedin-son-sozleri.html

allah'ın son peygamberine söylediği cümledir. ya da değildir başkaları uydurmuştur sikimde değil, sonuçta var bu muhabbet.

söylendiğini varsayarsak; şizofrenide son noktadır. `şizofreni` diyorum ama hiç öyle değil abi. herif bildiğin lider lan. insanları nasıl kendi safına çekeceğini iyi biliyor.

şimdi bu cümleden allah'ın da muhammed'in de ibne olduklarını çıkarabiliyoruz. `habibi`m ne demek amına koyim. biraz yavaş yahu. hem sen eşcinsellerin orasını burasını kes, hem de `gizli gay` ol. yani gizli dediğim alenen, ama örtmesini biliyor kerata.
sebep: hukuken sakıncalı olabilir

başlık: hz muhammed
giri: (bkz: sevişirken altta olmayı seven erkek)
sebep: hukuken sakıncalı olabilir

başlık: seninle sevişmek istiyorum
giri: @5440530'de de görüldüğü gibi kadınların söylemeye daha hazır olmadığı cümledir. sevişmek tek kişinin yaptığı bir şey di mi amına koyim.
sebep: başlıktaki girileri refere ediyor

başlık: 12 temmuz 2010 denizabeth dontknow savaşı
giri: bu yaza damgasını vuracak savaştır, kavgadır.

sözlük uzun zamandır saç saça kaş kaşa kavga görmemişti. hadi dalıverin bakem.

edik: (bkz: @5413907)
sebep: refere edilen giri silinmiş

sözlük out blog in

itü sözlük kurucusu wondrous,

bu giri itü sözlükte son girimdir diyerek söze başlarım. esas -daha doğrusu tek muhatabım sen değilsin ama önce senden başlamak istedim.

sözlükte daha eskiyim (5ten önce). buranın inciye benzemeyen zamanlarını biliyorum. girilerin ve sol bölümün daha dolu zamanlarını. şimdi durum tespiti yapmayacağım. demem şu ki eskiyim. yazmaya yeni başlamıştım, 1-2 ay kadar. girilerimin çoğunda bir tepki vardır. sözlük formatında yazma sebebim de budur. blog yerine sözlükte yazmamın sebebi de çokluğa ulaşmaktır. emin ol ki (ya da keyfin nasıl istiyorsa) kişisel çıkar amacım yoktu(r). eleştrisel anarşist tavrım beğenilmedi (beğenenler var onlara teşekkürlerimi sunarım). genel için konuşacak olursak, burası sözlük evet ama aynı zamanda burası türkiye.

ilk yazarlıktan çaylaklığa dönüşüm sanırım benim hıyarlığımdı. evet çok fazla hatalı girim vardı. sicilim kirliydi. çaylak yazarlığı. ama geçiş sebebi sicilim değil tek bir girim oldu, ikinci kısıtlama gibi. sözü "şehitlik mallıktır"a getiren bir girim. sözlük formatına uymadığından, ilk (tanım) cümleyi çıkardım ve şehitlik/@5402292 e taşıdım. kimse bir sikim diyemedi. belki de diyecekti ispikleyen olmadı.

ikinci kısıtlanmam kendini müslüman adleden -lerin peygamber dediği muhammed'e saydırmak yüzünden oldu.

wondrous, modlar, editörler ve hatta müslümanlar, bakın; ben bir kez olsun "muhammed'in amına koyayım" "orospu çocuğunun tekidir" "anasını avradını götten sikeyim" vb. çoğaltılabilir şekilde tosun cümleleri kurmadım, kurmam. ben küfrümü mizahla eleştiriyle yaparım. bel altı yazarım söylerim. ama direk seviyesiz hakaret etmem. muhammed gelmiş geçmiş en sağlam orospu çocuğu olabilir ama ben bunu dillendirmem.

hukuken sakıncalı olabilir dediğiniz silinen girileri öyle ya da böyle bir şekilde tekrar gireceğim. iki giri silindi ve ikisinin de hukuken en ufak sakıncası yoktu. muhammed dirilip bizi mahkemeye mi verecek? ya da allah mahkeme mi kuracak, nedir? hayal ettiğiniz cehennem mahkemesinden mi bu yusuflama? dediğim gibi o giriler, tekrar sözlük datasında yer alacak.

daha dün (17.07.10)!:17 temmuz 2010 sansüre karşı yürüyüş!: sansüre karşı yürüdük. sözlük özgür bir platformdur. kurallarını ben de biliyorum. peki; google'a girebilelim, youtube'da karı poposu izleyebilelim derken, fikirleri yasaklamak nedir? devletin yasaklarında da bir gerekçe vardı, sizin sikindirik gerekçeleriniz gibi.

şimdi, buraya kadar okuyan incicinin olduğunu sanmıyorum ama yazının tamamına bakıp özet geç piç diyenleri duyabiliyorum. çok daha yazar çok daha giydirirdim ama bu kadarı bile fazla. daha sol frame i her gün belli saatlerde sikip atan liseli veledlere değinmedim bile.!:itü sözlük troll listesi!:

geleyim asıl meseleye: bu girideki amacım ona buna sokmak değildi esasen. bu sözlükte çok değerli yazarlar var. kıytırık yazan yazar değil tam anlamıyla `yazar`lar. onların kendilerini bu incileşmiş alandan kurtarıp emeğe saygı duyulan alanlara yönelmelerini rica ediyorum. bunu gerçekten istiyorum -ki bazılarından şahsen rica etmiştim. buradan vazgeçemiyorsanız da yazacaklarınızdan endişelenmeyin, istediğiniz gibi yazın. yazmaktan korkmayın. eksilenen girileri silmeyin. şimdiden söyleyeyim: amaç burayı indirmek değil onları -neyse sikimde değil, anlayan anlamıştır, yeter.

sonradan gelen notçuk:
çaylaklığa dönmem sırasında nickaltım olmadığı kadar kalabalıklaştı. şahsen tanımadığım, konuşmadığımız yazarlar beni övdü. onlara yaltakçı diyenler oldu. olsun, alıştık. türk insanı budur. neyi ne zaman yapacağını bilemez. !:popülarizm!:

eğer şutlanmaz ve/veya hesabımı kapattığımda nickaltım kaybolmazsa, gitmemin ardından nickaltım daha da kabarabilir. bunları yazarken gördüğüm giriler çağrışım yaptı: böyle bir yazar vardı, söyledi ve gitti. popüler olmaktan nefret ederim, dolayısıyla böyle bir amacım da yok diyerek sözümü bitiririm.

önceden ek: bu giri ne değildir:
wondrous aklını başına al sözlük piç oldu değildir, başkalarının tercihi ve malı beni germiyor.
sözlükteki hıyarlar beni rahat bırakın değildir, çok karşılaştım.
9. köyden veda mektubu değildir, sayısı epey fazla.
yukarda da değğindiğim gibi popüler olma çabası değildir, yeterince sosyalim zaten.
daha başka akla gelecek yanlış anlamalar değildir, aklıma gelmeyenler gibi.

son not: bu giri hiçbir şekilde yok olamaz. bu boktan denetim sayesinde ben 100 tane hesap açar yine bu mektubu  gözünüze sokabilirim. evet yaparım bunu. o yüzden bu mesajı yok etmeye kasmayın sevgili yetkililer. fikirlere kurşun işlemez.