Cumartesi, Temmuz 24, 2010

klasik türk kırosu

anadolu'nun bağrından kopmuş, güzide insanlar. bu insanların gelişim süreçleri ilginçtir. fakat ne olursa olsun horgörmemek lazım, zira atalarından ne görüyorlarsa onu yapıyorlar. tek ayıplanır yanları beyinlerini kullanıma kapatmış olmalarıdır. anlatımda ağır genelleme yapılmıştır:

bu insanlar hormonların verdiği zorunlulukla 20 yaşlarında evlenir. evlendikleri hatun kişi ise muhtemelen ilk yakınlaştığı karşı-cinstir. hayat arkadaşını tanımamıştır. beğendirilmiştir. kısaca görücü usulü evlenmiştir.

çok sağlam ağır abidir. maçodur. göğüsleri kıllı, elleri tesbihli, pala bıyıklı goril tipli insandır. taş fırın erkeğidir. kadınını kıskanır, evden çıkarmaz. çıkarsa da -tek başına gezmesine izin vermeyi geçiyorum- arkadaşlarıyla asla çıkarmaz, kendi çıkarır. yaptıkları da iki dükkan gezmektir. gece hiç bir şekilde dışarıya izin yoktur.

çok cooldur. bağıra bağıra gülmez. her espriye tepki vermez, çok komik olsa bile ancak tebessüm eder. küçüklerini "saygı" ayağına hep ezer. büyüklerinin yanında ise eziktir. çapkınlık, kumar, içki onun elinin kiridir. herşeyi "gizli" yapmaya hakkı vardır. çok ağır abidir.

pavyona gider, masasına kadın çağırır. sonra vur patlasın çal oynasın. o -nerdeyse heykel gibi hareketsiz, bukalemun gibi ağır abi birden değişiverir. kahkahalar, masasındaki hayat kadınına yavşamalar, binbir çeşit çocukluklar, şebeklikler, dans etmeler... taş fırın erkeği -alkolün de etkisiyle- fahişenin koynunda kıvırta kıvıırta göbek atan tiplere dönüşür.

arkadaşım! bunları kendi karınla yapsana. niye bu götlük? yaptığın düpedüz zina. hani haramdı, günahtı? kendi karın evde dururken başkası niye? çünkü onlar hayat kadını. kendi karısı yaparsa orospu olur. ayıp. başkası yapınca ayıp olmuyor mu? yok olmuyor.

klasik türk kırosu'nun böyle yaman çelişkileri vardır. namussuz namuslu.

tanrıdan bir an önce bu evrim artıklarını yok etmesini diler, sözümü bitiririm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder