Cumartesi, Şubat 09, 2013

spoiler içerir

az önce blue valentine'i izledim. filmin başından beri sorunlu gibi bir çift. sonunda "ben artık bu boku yürütemicem" diyen bir kadın. birbirini deli gibi seven iki insan bir zaman sonra nasıl birbirlerinden sıkılır hatta nefret eder, bunun kimyasını çözemiyorum. ya da matematiğini, her ne sikimse. ama oluyor işte. film o- değil işte. herkes yaşıyor bunu. bu gerçek. aynısı ya da dengi olmasa da benzerini yaşamadık mı amına koyim. yaşanıyor bunlar

ortada sağlam bi' aşk hikayesi var. ve ne kadar ironiktir ki evlilikten öylesine uzak iki insan evleniyor. çok da iyi yaşıyor. ya sonra? taraflardan biri sıkılıyor, diğeri değişiyor(?) ortada bir çocuk var -ki başka bir adamdan. her neyse, konu çok saptı. sen neden evlenirsin arkadaş? amına koyim aile kurmanın. bina mı lan bu, "içine gireyim de üşümeyeyim" diyeceksin? neden evlenirsin arkadaş? adamdan sıkılcaksan ya da kadından, en ufak sikimde "yürütemi'cem" diyeceksen neden yersin bu sikimi? o yüzüğü takarken yeminler edilir sözler söylenir. hangi boşanan amcık çift tuttu sözünü? tutamayacağın sözü niye verirsin?

"mutlu olmadığım halde devam mı edeyim?"...
amına koduğum ben et demiyorum.
neden söz verirsin?
- hep yanında olacağım
- seni hiç bırakmayacağım
- kötü günde
- yağmurda, çamurda
kusura bakma da bi siktir git.

ben insanlar mutsuz olduğu şeyi devam ettirsin demiyorum. tutamayacağı sözleri vermesin diyorum. hayatının sonuna kadar beraber olmayı istemek kolay. ama bunu başarmak zor.

bağlanmak işte bu yüzden kötü.
işte bu yüzden "benle neden ilgilenmiyorsun" demeyin bana bir daha.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder