Perşembe, Ocak 17, 2013

t.i.t.n.s

çok da yazma havamda değilim ama yazmam gerek. canım sıkkın.

sigaradan bile tat almıyorum lan artık. hayatım bombok amına koyim. dünyanın en rutin işleyişine sahibim. ve sanırım duvarlar yine üstüme üstüme geliyor. bi' çık git di mi. bi' çık gez. yok işte.

üniversite yıllarını özleyeceğimi biliyordum. "özlemeyeceğim" derken aslında inkar ettiğimi bal gibi özleyeceğimi biliyordum. ama tabi, bir an önce bitsin de gidelim vardı. mecbur vardı. ama işte...

tembelim ben galiba. ciddi ciddi tembelim. toplumun dayatmalarına boyun eğmemek bir kenara da gerçekten tembelim. geçen gün bakkalcı teyze öğüt verdi bana. düdük kadar bakkalı olan ve müşteriyle dolup taşan bakkalcı. şimdilerde ik üç kat büyük market sistemli bakkalı olan bakkalcı teyze, bir işe girmemi önerdi. bir akrabası varmış. o da bilmemne okumuş. şimdi müdürmüş. depodan başlamış. tamam dedim. çıktım. yolda dalgın dalgın düşündüm. sonra dedim ki, siktir et.

makineymişim ben. başkası da makineymiş. psikolog sosyolog makine. bazı insanların bazı dönemlerini atlatmalarına yardımcı ev makinesi. mutfak robotu gibi. ben de bazen dizin üstünde duruyorum. bazen karışık pozisyonlarda. yataktan kalkmaya üşendirecek kadar da zor monte oluyorum bazen. tıkır tıkır sesler çıkıyor üstüme dokununca. güzel müzikler de çalıyorum. ve bunları düğmeye basılana kadar yapabiliyorum. istenildiği zaman kapanabiliyorum.

işimde çok ustayım. her yere gidebiliyorum. her an çalışmaya hazırım. sadece benden isteneni değil istenmeyeni beklenmeyeni de verebiliyorum. karşılığında bir şey beklemiyorum. bekleyemiyorum. çünkü duygusuz makineleri kullanan insanların duyguları var. benden daha iyisini bulduklarında düğmeme basılıp çöpe atılabiliyorum.

kullanıcılarımın bazıları da çok ilginç. sevgili tribine girebiliyorlar. senin bi suçun yok, sorun bende diyeni bile gördüm. ama cevabım ok, bay'dan ileriye gidemedi. çünkü ben duygusuzum.

bazı insanlar çevrelerinde güneş sistemiyle dolaşıyor. sanki evren etraflarında dönüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder